CELLCEPT ROCHE 250 MG 100 KAPSÜL Kullanma Talimatı
Kullanma talimatı, ilacı kullanacak hastalar için hazırlanmış resmî
belgedir. İlacın ne için kullanıldığı, nasıl kullanılacağı ve olası yan etkileri içerir.
1. CELLCEPT nedir ve ne için kullanılır?
• CELLCEPT 250 mg mikofenolat mofetil içeren kapsüller halindedir.
• CELLCEPT, vücutta bulunan ve inozin monofosfat dehidrogenaz (IMPDH) adı verilen bir
enzimin çalışmasını engelleyerek etki eder, bağışıklık sistemini baskılar
(immunosupresandır).
• CELLCEPT 100 kapsül içeren ambalajlarda, 10’ar kapsül içeren blisterler halinde
bulunmaktadır.
• CELLCEPT, size nakledilmiş böbrek, karaciğer veya kalbin vücudunuz tarafından reddini
önlemek için kullanılır. CELLCEPT bir kalsinörin inhibitörü (CELLCEPT gibi, organ
naklinden sonra vücudun reddini engelleyen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar)
1/15
ve/veya kortikosteroidle (vücutta böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormon olan
kortizole benzer yapıda ilaçlar) aynı anda kullanılabilir.
• CELLCEPT, vücutta bulunan ve inozin monofosfat dehidrogenaz (IMPDH) adı verilen bir
enzimin çalışmasını engelleyerek etki eder, bağışıklık sistemini baskılar
(immunosupresandır).
• CELLCEPT 100 kapsül içeren ambalajlarda, 10’ar kapsül içeren blisterler halinde
bulunmaktadır.
• CELLCEPT, size nakledilmiş böbrek, karaciğer veya kalbin vücudunuz tarafından reddini
önlemek için kullanılır. CELLCEPT bir kalsinörin inhibitörü (CELLCEPT gibi, organ
naklinden sonra vücudun reddini engelleyen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar)
1/15
ve/veya kortikosteroidle (vücutta böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormon olan
kortizole benzer yapıda ilaçlar) aynı anda kullanılabilir.
2. CELLCEPT’i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
UYARILAR
Mikofenolat doğum kusurlarına ve düşüğe sebep olabilir. Hamile kalma potansiyeli olan bir
kadınsanız, tedaviye başlamadan önce hamilelik testinde negatif sonuç almış olmalısınız ve
doktorunuz tarafından size verilen doğum kontrolü talimatlarını takip etmelisiniz.
Doktorunuz sizinle özellikle mikofenolatın doğmamış bebekler üzerine etkileri üzerine görüşecek
ve size yazılı bilgi sunacaktır. Bu bilgileri dikkatlice okuyunuz ve talimatları takip ediniz.
Bu talimatları tam olarak anlamadıysanız, lütfen doktorunuz ile size mikofenolat ile tedaviye
başlamadan önce bunları tekrar açıklaması için görüşünüz. Ayrıca “CELLCEPT’i aşağıdaki
durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ”, “Hamilelik” ve “Emzirme” bölümleri altındaki detaylı
bilgileri inceleyiniz.
CELLCEPT’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer;
• Mikofenolat mofetil, mikofenolik asit veya CELLCEPT’in içerdiği yardımcı maddelerden
herhangi birine alerjik iseniz.
• Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız ve ilk uygulamanızdan önce negatif
hamilelik testi sonucu vermediyseniz, mikofenolat doğum kusurlarına ve düşüğe sebep
olabilir.
• Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile olabileceğinizi
düşünüyorsanız.
• Eğer etkin bir doğum kontrolü yöntemi kullanmıyorsanız (bkz. hamilelik, doğum kontrolü
ve emzirme).
• Emziriyorsanız.
CELLCEPT’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
Uyarılar ve Önlemler
CELLCEPT ile tedaviye başlamadan önce aşağıdaki durumlarda doktorunuzla konuşunuz:
Eğer;
• 65 yaşından büyükseniz, daha genç hastalara kıyasla belirli virüs kaynaklı enfeksiyonlar,
mide ve bağırsak kanama ve akciğer ödemi gibi yan etkilerin sizde görülme riski daha
yüksek olabildiğinden dolayı,
• Ateş veya boğaz ağrısı gibi enfeksiyon belirtileri gösterirseniz,
• Vücudunuzda beklenmeyen berelenme oluşursa veya kanama olursa,
• Daha önce mide ülseri gibi sindirim sistemi problemleri yaşadıysanız,
2/15
• Hamile kalmayı planlıyorsanız veya siz veya partneriniz CELLCEPT kullanırken hamile
kaldıysanız,
• Lesch-Nyhan ve Kelley-Seegmiller sendromu gibi kalıtsal bir enzim eksikliğiniz varsa.
Güneş ışığının etkileri
CELLCEPT vücudunuzun savunma sistemini düşürür. Sonuç olarak cilt kanseri riski artar. Bu
nedenle aldğınız güneş ışığı ve UV ışık miktarı aşağıdaki yöntemlerle azaltılmalıdır:
• Başınızı, boynunuzu, kol ve bacaklarınızı koruyacak giysiler giyilmesi
• Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kullanılması
CELLCEPT tedavisi sırasında ve tedavi sonlandırıldıktan sonra en az 6 hafta boyunca kan
bağışında bulunmamalısınız. Erkekler, CELLCEPT tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonra
en az 90 gün boyunca sperm bağışında bulunmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza
danışınız.
Çocuklar
Çocuklar, özellikle 6 yaşın altındakiler, yetişkinlere kıyasla bazı yan etkilere daha yatkın olabilir.
Bu yan etkiler arasında ishal, kusma, enfeksiyonlar, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde azalma ve
olası lenf veya cilt kanseri yer alabilir.
Kapsüller, yalnızca katı ilaçları yutabilecek kadar büyük çocuklar için uygundur ve boğulma riski
taşımayacak yaş grubundaki çocuklara verilmelidir. Bu nedenle, ilaç yalnızca doktorun reçetesine
uygun olarak kullanılmalıdır.
Çocuğunuzun tedavisiyle ilgili herhangi bir konuda emin değilseniz, kullanmadan önce
doktorunuza veya eczacınıza danışınız.CELLCEPT’in yiyecek ve içecek ile kullanılması
Yiyecek veya içecek ile birlikte kullanılmasının CELLCEPT ile tedavinize bir etkisi yoktur.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CELLCEPT kullanan kadınlarda doğum kontrolü:
Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız, CELLCEPT kullanımı sırasında etkili bir
doğum kontrolü yöntemi uygulamalısınız. Bu duruma aşağıdakiler dahildir:
• CELLCEPT kullanmaya başlamadan önce
• CELLCEPT ile tüm tedaviniz sırasında
• CELLCEPT kullanmayı bıraktıktan sonraki 6 hafta boyunca.
Sizin için en uygun doğum kontrol yöntemi için doktorunuza danışınız. Bu sizin bireysel
durumuna göre değişecektir. İstenmeyen gebelikleri önlemek için iki farklı doğum kontrol
3/15
yöntemi tercih edilmektedir. Doğum kontrol yönteminizin sizin için etkili olmadığını
düşünüyorsanız veya doğum kontrol hapınızı almayı unuttuysanız en kısa zamanda
doktorunuz ile iletişime geçiniz.
Eğer aşağıdaki maddelerden herhangi biri sizin için geçerliyse bu hamile kalamazsınız:
• Menopoz sonrası dönemdeyseniz, örn. en az 50 yaşındaysanız ve en son regliniz bir yıldan
daha önceyse (eğer kanser tedavisinden dolayı regliniz durduysa, o zaman yine de hamile
kalma ihtimaliniz var demektir)
• Operasyon ile yumurtalık tüpleriniz ve her iki yumurtalığınız da alındıysa (bilateral
salpingo-ooferektomi)
• Rahminiz (dölyatağı) operasyon ile alındıysa (histerektomi)
• Yumurtalıklarınız artık işlev görmüyorsa (uzman bir jinekolog tarafından doğrulanmış
prematüre yumurtalık yetmezliği)
• Hamile kalmanızı imkansız hale getiren bu nadir durumlardan biri ile doğduysanız: XY
genotipi, Turner sendromu veya rahim agenezisi.
• Henüz regl dönemine gelmemiş bir çocuk veya gençseniz.
CELLCEPT kullanan erkeklerde doğum kontrolü:
Mevcut veriler, CELLCEPT kullanan babalarda artmış doğum kusuru veya düşük riski ortaya
koymamaktadır. Ancak risk tamamen yok sayılamaz. Önlem olarak sizin ve kadın partnerinizin,
tedavi sırasında ve tedaviden 90 gün sonrasına kadar güvenilir doğum kontrolü yöntemleri
kullanması tavsiye edilir.
Eğer çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, potansiyel riskler ve alternatif tedaviler hakkında
doktorunuz ile iletişime geçiniz.
CELLCEPT kullanan kadınlarda hamilelik dönemi:
Eğer hamileyseniz ya da emziriyorsanız, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya bir bebek sahibi
olmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile iletişime geçiniz.
Eğer;
• Hamile kalmayı planlıyorsanız,
• Regliniz geciktiyse veya geciktiğini düşünüyorsanız, olağandışı adet kanamanız varsa veya
hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız,
• Etkili bir doğum kontrolü yöntemi kullanmadan cinsel ilişkiye girdiyseniz,
doktorunuz sizinle riskler ve nakledilen organın reddedilmesini önlemek için alınabilecek alternatif
tedaviler hakkında görüşecektir.
Eğer CELLCEPT ile tedavi sırasında hamile kalırsanız, hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Ancak doktorunuz ile görüşene kadar CELLCEPT’i kullanmaya devam etmelisiniz.
Mikofenolat oldukça yüksek sıklıkta düşüğe (%50) ve doğmamış bebeklerde ciddi doğum
kusurlarına (%23-27) sebep olur. Şimdiye kadar bildirilmiş doğum kusurlarına kulaklarda,
gözlerde, yüzde (yarık dudak/damak), parmakların oluşumunda, kalpte, özofagusta (boğaz ile
4/15
mideyi birbirine bağlayan tüp), böbreklerde ve sinir sisteminde (örneğin ayrık omurga (omurganın
kemiklerinin doğru gelişmediği durumlar)) anormallikler dahildir. Bebeğiniz bu durumların
birinden veya daha fazlasından etkilenebilir.
Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız, tedaviye başlamadan önce hamilelik testi
sonucunuz negatif olmalıdır ve doktorunuz tarafından size verilen doğum kontrolü talimatlarını
takip etmelisiniz. Doktorunuz tedaviye başlamadan önce hamile olup olmadığınızdan emin olmak
için birden fazla test talep edebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza
danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İlaç az miktarda da olsa anne sütüne geçebileceğinden, emziriyorsanız CELLCEPT
kullanmamalısınız.
Araç ve makine kullanımı
CELLCEPT araç ve makine kullanımı üzerinde orta derecede bir etkiye sahiptir. Eğer uykulu,
uyuşuk ya da sersemlemiş hissediyorsanız doktorunuza ya da eczacınıza danışınız ve daha iyi
hissedene kadar herhangi bir araç ya da makine kullanmayınız.
CELLCEPT’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
Uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer, bitkisel ilaçlar gibi reçetesiz sağlanan ilaçlar da dahil olmak üzere, bir ilaç kullanıyorsanız
veya yakın zamanda kullandıysanız doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz. Bunun nedeni,
CELLCEPT diğer bazı ilaçların çalışma şeklini etkileyebilmesidir. Ayrıca diğer ilaçlar da
CELLCEPT’in çalışma şeklini etkileyebilir.
Özellikle aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız CELLCEPT tedavisine başlamadan
önce doktorunuza söyleyiniz:
• Azatioprin veya diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı (immunosupresif) ilaçlar (hastalara
nakil ameliyatından sonra verilir) kullanıyorsanız,
• Kolestiramin (kan kolesterolü yüksek hastaların tedavisinde kullanılır) kullanıyorsanız,
• Rifampisin (tüberküloz gibi enfeksiyonların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan bir
antibiyotik türü) kullanıyorsanız,
• Hazımsızlık gibi midenizdeki rahatsızlığınız için antiasit veya proton pompası inhibitörü
kullanıyorsanız,
• Fosfat bağlayıcı ilaçlar (kronik böbrek yetersizliği bulunan hastalarda fosfat emilimini
azaltmak için kullanılır) kullanıyorsanız,
5/15
• Antibiyotikler (bakteriyel enfeksiyonlar için kullanılır) kullanıyorsanız,
• İsovukonazol (mantar enfeksiyonlarında kullanılır) kullanıyorsanız,
• Telmisartan (yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılır) kullanıyorsanız.
Aşılar
CELLCEPT kullanırken aşı kullanmanız gerekirse (canlı aşı), öncelikle doktorunuz veya eczacınız
ile görüşünüz. Doktorunuz size hangi aşıyı kullanmanız gerektiğini söyleyecektir.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda
kullandınız ise, lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
Mikofenolat doğum kusurlarına ve düşüğe sebep olabilir. Hamile kalma potansiyeli olan bir
kadınsanız, tedaviye başlamadan önce hamilelik testinde negatif sonuç almış olmalısınız ve
doktorunuz tarafından size verilen doğum kontrolü talimatlarını takip etmelisiniz.
Doktorunuz sizinle özellikle mikofenolatın doğmamış bebekler üzerine etkileri üzerine görüşecek
ve size yazılı bilgi sunacaktır. Bu bilgileri dikkatlice okuyunuz ve talimatları takip ediniz.
Bu talimatları tam olarak anlamadıysanız, lütfen doktorunuz ile size mikofenolat ile tedaviye
başlamadan önce bunları tekrar açıklaması için görüşünüz. Ayrıca “CELLCEPT’i aşağıdaki
durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ”, “Hamilelik” ve “Emzirme” bölümleri altındaki detaylı
bilgileri inceleyiniz.
CELLCEPT’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
Eğer;
• Mikofenolat mofetil, mikofenolik asit veya CELLCEPT’in içerdiği yardımcı maddelerden
herhangi birine alerjik iseniz.
• Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız ve ilk uygulamanızdan önce negatif
hamilelik testi sonucu vermediyseniz, mikofenolat doğum kusurlarına ve düşüğe sebep
olabilir.
• Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile olabileceğinizi
düşünüyorsanız.
• Eğer etkin bir doğum kontrolü yöntemi kullanmıyorsanız (bkz. hamilelik, doğum kontrolü
ve emzirme).
• Emziriyorsanız.
CELLCEPT’i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
Uyarılar ve Önlemler
CELLCEPT ile tedaviye başlamadan önce aşağıdaki durumlarda doktorunuzla konuşunuz:
Eğer;
• 65 yaşından büyükseniz, daha genç hastalara kıyasla belirli virüs kaynaklı enfeksiyonlar,
mide ve bağırsak kanama ve akciğer ödemi gibi yan etkilerin sizde görülme riski daha
yüksek olabildiğinden dolayı,
• Ateş veya boğaz ağrısı gibi enfeksiyon belirtileri gösterirseniz,
• Vücudunuzda beklenmeyen berelenme oluşursa veya kanama olursa,
• Daha önce mide ülseri gibi sindirim sistemi problemleri yaşadıysanız,
2/15
• Hamile kalmayı planlıyorsanız veya siz veya partneriniz CELLCEPT kullanırken hamile
kaldıysanız,
• Lesch-Nyhan ve Kelley-Seegmiller sendromu gibi kalıtsal bir enzim eksikliğiniz varsa.
Güneş ışığının etkileri
CELLCEPT vücudunuzun savunma sistemini düşürür. Sonuç olarak cilt kanseri riski artar. Bu
nedenle aldğınız güneş ışığı ve UV ışık miktarı aşağıdaki yöntemlerle azaltılmalıdır:
• Başınızı, boynunuzu, kol ve bacaklarınızı koruyacak giysiler giyilmesi
• Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kullanılması
CELLCEPT tedavisi sırasında ve tedavi sonlandırıldıktan sonra en az 6 hafta boyunca kan
bağışında bulunmamalısınız. Erkekler, CELLCEPT tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonra
en az 90 gün boyunca sperm bağışında bulunmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza
danışınız.
Çocuklar
Çocuklar, özellikle 6 yaşın altındakiler, yetişkinlere kıyasla bazı yan etkilere daha yatkın olabilir.
Bu yan etkiler arasında ishal, kusma, enfeksiyonlar, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde azalma ve
olası lenf veya cilt kanseri yer alabilir.
Kapsüller, yalnızca katı ilaçları yutabilecek kadar büyük çocuklar için uygundur ve boğulma riski
taşımayacak yaş grubundaki çocuklara verilmelidir. Bu nedenle, ilaç yalnızca doktorun reçetesine
uygun olarak kullanılmalıdır.
Çocuğunuzun tedavisiyle ilgili herhangi bir konuda emin değilseniz, kullanmadan önce
doktorunuza veya eczacınıza danışınız.CELLCEPT’in yiyecek ve içecek ile kullanılması
Yiyecek veya içecek ile birlikte kullanılmasının CELLCEPT ile tedavinize bir etkisi yoktur.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CELLCEPT kullanan kadınlarda doğum kontrolü:
Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız, CELLCEPT kullanımı sırasında etkili bir
doğum kontrolü yöntemi uygulamalısınız. Bu duruma aşağıdakiler dahildir:
• CELLCEPT kullanmaya başlamadan önce
• CELLCEPT ile tüm tedaviniz sırasında
• CELLCEPT kullanmayı bıraktıktan sonraki 6 hafta boyunca.
Sizin için en uygun doğum kontrol yöntemi için doktorunuza danışınız. Bu sizin bireysel
durumuna göre değişecektir. İstenmeyen gebelikleri önlemek için iki farklı doğum kontrol
3/15
yöntemi tercih edilmektedir. Doğum kontrol yönteminizin sizin için etkili olmadığını
düşünüyorsanız veya doğum kontrol hapınızı almayı unuttuysanız en kısa zamanda
doktorunuz ile iletişime geçiniz.
Eğer aşağıdaki maddelerden herhangi biri sizin için geçerliyse bu hamile kalamazsınız:
• Menopoz sonrası dönemdeyseniz, örn. en az 50 yaşındaysanız ve en son regliniz bir yıldan
daha önceyse (eğer kanser tedavisinden dolayı regliniz durduysa, o zaman yine de hamile
kalma ihtimaliniz var demektir)
• Operasyon ile yumurtalık tüpleriniz ve her iki yumurtalığınız da alındıysa (bilateral
salpingo-ooferektomi)
• Rahminiz (dölyatağı) operasyon ile alındıysa (histerektomi)
• Yumurtalıklarınız artık işlev görmüyorsa (uzman bir jinekolog tarafından doğrulanmış
prematüre yumurtalık yetmezliği)
• Hamile kalmanızı imkansız hale getiren bu nadir durumlardan biri ile doğduysanız: XY
genotipi, Turner sendromu veya rahim agenezisi.
• Henüz regl dönemine gelmemiş bir çocuk veya gençseniz.
CELLCEPT kullanan erkeklerde doğum kontrolü:
Mevcut veriler, CELLCEPT kullanan babalarda artmış doğum kusuru veya düşük riski ortaya
koymamaktadır. Ancak risk tamamen yok sayılamaz. Önlem olarak sizin ve kadın partnerinizin,
tedavi sırasında ve tedaviden 90 gün sonrasına kadar güvenilir doğum kontrolü yöntemleri
kullanması tavsiye edilir.
Eğer çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, potansiyel riskler ve alternatif tedaviler hakkında
doktorunuz ile iletişime geçiniz.
CELLCEPT kullanan kadınlarda hamilelik dönemi:
Eğer hamileyseniz ya da emziriyorsanız, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya bir bebek sahibi
olmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile iletişime geçiniz.
Eğer;
• Hamile kalmayı planlıyorsanız,
• Regliniz geciktiyse veya geciktiğini düşünüyorsanız, olağandışı adet kanamanız varsa veya
hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız,
• Etkili bir doğum kontrolü yöntemi kullanmadan cinsel ilişkiye girdiyseniz,
doktorunuz sizinle riskler ve nakledilen organın reddedilmesini önlemek için alınabilecek alternatif
tedaviler hakkında görüşecektir.
Eğer CELLCEPT ile tedavi sırasında hamile kalırsanız, hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Ancak doktorunuz ile görüşene kadar CELLCEPT’i kullanmaya devam etmelisiniz.
Mikofenolat oldukça yüksek sıklıkta düşüğe (%50) ve doğmamış bebeklerde ciddi doğum
kusurlarına (%23-27) sebep olur. Şimdiye kadar bildirilmiş doğum kusurlarına kulaklarda,
gözlerde, yüzde (yarık dudak/damak), parmakların oluşumunda, kalpte, özofagusta (boğaz ile
4/15
mideyi birbirine bağlayan tüp), böbreklerde ve sinir sisteminde (örneğin ayrık omurga (omurganın
kemiklerinin doğru gelişmediği durumlar)) anormallikler dahildir. Bebeğiniz bu durumların
birinden veya daha fazlasından etkilenebilir.
Eğer hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız, tedaviye başlamadan önce hamilelik testi
sonucunuz negatif olmalıdır ve doktorunuz tarafından size verilen doğum kontrolü talimatlarını
takip etmelisiniz. Doktorunuz tedaviye başlamadan önce hamile olup olmadığınızdan emin olmak
için birden fazla test talep edebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza
danışınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İlaç az miktarda da olsa anne sütüne geçebileceğinden, emziriyorsanız CELLCEPT
kullanmamalısınız.
Araç ve makine kullanımı
CELLCEPT araç ve makine kullanımı üzerinde orta derecede bir etkiye sahiptir. Eğer uykulu,
uyuşuk ya da sersemlemiş hissediyorsanız doktorunuza ya da eczacınıza danışınız ve daha iyi
hissedene kadar herhangi bir araç ya da makine kullanmayınız.
CELLCEPT’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
Uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Eğer, bitkisel ilaçlar gibi reçetesiz sağlanan ilaçlar da dahil olmak üzere, bir ilaç kullanıyorsanız
veya yakın zamanda kullandıysanız doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz. Bunun nedeni,
CELLCEPT diğer bazı ilaçların çalışma şeklini etkileyebilmesidir. Ayrıca diğer ilaçlar da
CELLCEPT’in çalışma şeklini etkileyebilir.
Özellikle aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız CELLCEPT tedavisine başlamadan
önce doktorunuza söyleyiniz:
• Azatioprin veya diğer bağışıklık sistemini baskılayıcı (immunosupresif) ilaçlar (hastalara
nakil ameliyatından sonra verilir) kullanıyorsanız,
• Kolestiramin (kan kolesterolü yüksek hastaların tedavisinde kullanılır) kullanıyorsanız,
• Rifampisin (tüberküloz gibi enfeksiyonların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan bir
antibiyotik türü) kullanıyorsanız,
• Hazımsızlık gibi midenizdeki rahatsızlığınız için antiasit veya proton pompası inhibitörü
kullanıyorsanız,
• Fosfat bağlayıcı ilaçlar (kronik böbrek yetersizliği bulunan hastalarda fosfat emilimini
azaltmak için kullanılır) kullanıyorsanız,
5/15
• Antibiyotikler (bakteriyel enfeksiyonlar için kullanılır) kullanıyorsanız,
• İsovukonazol (mantar enfeksiyonlarında kullanılır) kullanıyorsanız,
• Telmisartan (yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılır) kullanıyorsanız.
Aşılar
CELLCEPT kullanırken aşı kullanmanız gerekirse (canlı aşı), öncelikle doktorunuz veya eczacınız
ile görüşünüz. Doktorunuz size hangi aşıyı kullanmanız gerektiğini söyleyecektir.
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda
kullandınız ise, lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
3. CELLCEPT nasıl kullanılır?
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
CELLCEPT’i her zaman doktorunuzun size tavsiye ettiği şekilde kullanmalısınız. Eğer emin
değilseniz doktorunuz ya da eczacınızla beraber kontrol etmelisiniz.
Kullanacağınız dozun miktarı size nakil edilen organa bağlıdır. Normal dozlar aşağıda belirtilmiştir.
Tedavi, nakil edilen organın vücudunuz tarafından reddedilmesini önlemek için sizin ihtiyacınız
olduğu sürece devam edecektir.
Böbrek nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde ilk doz nakil ameliyatından sonra 3 gün içinde verilir.
• Günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 8 kapsüldür (2 g etkin madde).
• 4 kapsül sabah, 4 kapsül akşam alınmalıdır.
Kalp nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde ilk doz nakil ameliyatından sonra 5 gün içinde verilir.
• Tavsiye edilen günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 12 kapsüldür (3 g etkin madde).
• Bu doz, 6 kapsül sabah, 6 kapsül akşam olarak alınmalıdır.
Karaciğer nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde CELLCEPT’in ağızdan alınacak ilk dozu nakil ameliyatından en az dört gün
sonra ve ağızdan ilaç yutabileceğiniz zaman verilir.
• Günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 12 kapsüldür (3 g etkin madde).
• 6 kapsül sabah, 6 kapsül akşam alınmalıdır.
Uygulama yolu ve metodu:
CELLCEPT kapsülleri bir bardak su ile yutunuz.
• Kapsülleri kırmayınız veya ezmeyiniz
• Kırılıp açılmış ya da çatlamış kapsülleri kullanmayınız.
6/15
Kırılmış bir kapsülden herhangi bir tozun gözlerinize veya ağzınıza bulaşmamasına dikkat ediniz.
• Eğer bu durum oluşursa bol miktarda temiz su ile yıkayınız.
Zarar görmüş kapsülden dışarı dökülmüş tozla temas etmekten kaçınınız.
• Eğer bu durum oluşursa cildinizi sabunla ve suyla yıkayınız.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı (2-18 yaş):
Böbrek nakli durumunda kullanım:
- Kapsüller, yalnızca katı ilaçları boğulma riski olmadan yutabilecek çocuklar için uygundur.
Bu nedenle, ilaç yalnızca doktorun reçetesine uygun olarak kullanılmalıdır. Emin
değilseniz, kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Verilecek doz çocuğun vücut büyüklüğüne göre değişir.
- Çocuğunuzun doktoru en uygun doza, çocuğunuzun boyuna ve kilosuna göre karar
verecektir (vücut yüzey alanı - metre kare (m2) olarak ölçülür.) Önerilen doz günde 2 kere
alınan 600 mg/m2’dir.
- Tavsiye edilen doz günde iki kez 600 mg/m2’dir.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Kalp nakli durumunda kullanım:
- Kalp nakli yapılmış çocuklarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Karaciğer nakli durumunda kullanım:
- Karaciğer nakli yapılmış çocuklarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Yaşlılarda kullanımı:
Böbrek nakli hastalarında önerilen günde iki kez 1 g’lık doz ve kalp ve karaciğer nakli hastalarında
önerilen günde iki kez 1,5 g’lık doz yaşlı hastalar için de uygundur.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği:
Ciddi kronik böbrek yetmezliği olan böbrek nakli hastalarda böbrek naklinden hemen sonraki
dönemin dışında günde iki kere 1 g’dan fazla dozların kullanımından kaçınılmalıdır. Böbrek
yetmezliği probleminiz varsa doktorunuz günlük daha düşük bir dozda CELLCEPT almanızı
söyleyebilir.
7/15
Kalp veya karaciğer nakli almış böbrek yetmezliği bulunan hastalar ile ilgili herhangi bir veri
yoktur.
Karaciğer yetmezliği:
Böbrek nakli almış karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda özel bir doz ayarlamasına gerek yoktur.
Kalp nakli almış karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili bilgi
yoktur.
Eğer CELLCEPT’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz
veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla CELLCEPT kullandıysanız:
Kullanmanız gerekenden fazla CELLCEPT kullandıysanız veya başka biri sizin ilacınızı yanlışlıkla
kullandığında bir doktor ile konuşunuz ya da hemen bir hastaneye gidiniz. İlacınızı da yanınızda
götürünüz.
Kolestiramin gibi kolesterol tedavisi için kullanılan ilaçlar, CELLCEPT’in atılımını arttırarak bu
ilacın aktif metaboliti (ilaçtan metabolizma sırasında ortaya çıkan kimyasal bileşik) olan
mikofenolik asidi uzaklaştırabilir.
CELLCEPT’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile
konuşunuz.
CELLCEPT’i kullanmayı unutursanız:
Eğer CELLCEPT kullanmayı unutursanız, bu dozu hatırlar hatırlamaz alınız ve bir sonraki dozu
her zamanki saatinde almaya devam ediniz.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
CELLCEPT ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Doktorunuz söylemediği sürece ilacınızı almayı bırakmayınız. CELLCEPT tedavisine son
verilmesi, nakil organınızın vücudunuz tarafından reddedilmesi olasılığını artırır.
Eğer bu ilacın kullanımı ile ilgili ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza
danışınız.
CELLCEPT’i her zaman doktorunuzun size tavsiye ettiği şekilde kullanmalısınız. Eğer emin
değilseniz doktorunuz ya da eczacınızla beraber kontrol etmelisiniz.
Kullanacağınız dozun miktarı size nakil edilen organa bağlıdır. Normal dozlar aşağıda belirtilmiştir.
Tedavi, nakil edilen organın vücudunuz tarafından reddedilmesini önlemek için sizin ihtiyacınız
olduğu sürece devam edecektir.
Böbrek nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde ilk doz nakil ameliyatından sonra 3 gün içinde verilir.
• Günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 8 kapsüldür (2 g etkin madde).
• 4 kapsül sabah, 4 kapsül akşam alınmalıdır.
Kalp nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde ilk doz nakil ameliyatından sonra 5 gün içinde verilir.
• Tavsiye edilen günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 12 kapsüldür (3 g etkin madde).
• Bu doz, 6 kapsül sabah, 6 kapsül akşam olarak alınmalıdır.
Karaciğer nakli durumunda kullanım:
• Yetişkinlerde CELLCEPT’in ağızdan alınacak ilk dozu nakil ameliyatından en az dört gün
sonra ve ağızdan ilaç yutabileceğiniz zaman verilir.
• Günlük doz, iki ayrı doz olarak verilen 12 kapsüldür (3 g etkin madde).
• 6 kapsül sabah, 6 kapsül akşam alınmalıdır.
Uygulama yolu ve metodu:
CELLCEPT kapsülleri bir bardak su ile yutunuz.
• Kapsülleri kırmayınız veya ezmeyiniz
• Kırılıp açılmış ya da çatlamış kapsülleri kullanmayınız.
6/15
Kırılmış bir kapsülden herhangi bir tozun gözlerinize veya ağzınıza bulaşmamasına dikkat ediniz.
• Eğer bu durum oluşursa bol miktarda temiz su ile yıkayınız.
Zarar görmüş kapsülden dışarı dökülmüş tozla temas etmekten kaçınınız.
• Eğer bu durum oluşursa cildinizi sabunla ve suyla yıkayınız.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı (2-18 yaş):
Böbrek nakli durumunda kullanım:
- Kapsüller, yalnızca katı ilaçları boğulma riski olmadan yutabilecek çocuklar için uygundur.
Bu nedenle, ilaç yalnızca doktorun reçetesine uygun olarak kullanılmalıdır. Emin
değilseniz, kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Verilecek doz çocuğun vücut büyüklüğüne göre değişir.
- Çocuğunuzun doktoru en uygun doza, çocuğunuzun boyuna ve kilosuna göre karar
verecektir (vücut yüzey alanı - metre kare (m2) olarak ölçülür.) Önerilen doz günde 2 kere
alınan 600 mg/m2’dir.
- Tavsiye edilen doz günde iki kez 600 mg/m2’dir.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Kalp nakli durumunda kullanım:
- Kalp nakli yapılmış çocuklarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Karaciğer nakli durumunda kullanım:
- Karaciğer nakli yapılmış çocuklarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır.
- 2 yaş altında kullanımı önerilmemektedir.
Yaşlılarda kullanımı:
Böbrek nakli hastalarında önerilen günde iki kez 1 g’lık doz ve kalp ve karaciğer nakli hastalarında
önerilen günde iki kez 1,5 g’lık doz yaşlı hastalar için de uygundur.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği:
Ciddi kronik böbrek yetmezliği olan böbrek nakli hastalarda böbrek naklinden hemen sonraki
dönemin dışında günde iki kere 1 g’dan fazla dozların kullanımından kaçınılmalıdır. Böbrek
yetmezliği probleminiz varsa doktorunuz günlük daha düşük bir dozda CELLCEPT almanızı
söyleyebilir.
7/15
Kalp veya karaciğer nakli almış böbrek yetmezliği bulunan hastalar ile ilgili herhangi bir veri
yoktur.
Karaciğer yetmezliği:
Böbrek nakli almış karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda özel bir doz ayarlamasına gerek yoktur.
Kalp nakli almış karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda CELLCEPT kullanımı ile ilgili bilgi
yoktur.
Eğer CELLCEPT’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz
veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla CELLCEPT kullandıysanız:
Kullanmanız gerekenden fazla CELLCEPT kullandıysanız veya başka biri sizin ilacınızı yanlışlıkla
kullandığında bir doktor ile konuşunuz ya da hemen bir hastaneye gidiniz. İlacınızı da yanınızda
götürünüz.
Kolestiramin gibi kolesterol tedavisi için kullanılan ilaçlar, CELLCEPT’in atılımını arttırarak bu
ilacın aktif metaboliti (ilaçtan metabolizma sırasında ortaya çıkan kimyasal bileşik) olan
mikofenolik asidi uzaklaştırabilir.
CELLCEPT’den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile
konuşunuz.
CELLCEPT’i kullanmayı unutursanız:
Eğer CELLCEPT kullanmayı unutursanız, bu dozu hatırlar hatırlamaz alınız ve bir sonraki dozu
her zamanki saatinde almaya devam ediniz.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
CELLCEPT ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Doktorunuz söylemediği sürece ilacınızı almayı bırakmayınız. CELLCEPT tedavisine son
verilmesi, nakil organınızın vücudunuz tarafından reddedilmesi olasılığını artırır.
Eğer bu ilacın kullanımı ile ilgili ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza
danışınız.
4. Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, herkeste olmasa da CELLCEPT yan etkilere neden olabilir.
Çok yaygın görülen yan etkilerden bazıları ishal, kandaki kırmızı ve/veya beyaz kan hücrelerinin
azalması, enfeksiyon ve kusmadır. Doktorunuz kan hücrelerinizin sayısındaki değişimi ya da
enfeksiyon belirtileri izlemek için düzenli kan testleri yaptırmanızı isteyebilir.
8/15
Çocuklar, özellikle 6 yaşın altındakiler, yetişkinlere kıyasla bazı yan etkilere daha yatkın olabilir.
Bu yan etkiler arasında ishal, kusma, enfeksiyonlar, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde azalma ve
olası lenf veya cilt kanseri yer alabilir.
CELLCEPT, nakledilen böbreğin, kalbin, karaciğerin vücudunuz tarafından reddini önlemek için
vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Dolayısıyla, vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşma
gücü de normaldeki kadar iyi olmayacaktır. Yani eğer CELLCEPT kullanıyorsanız, beyin, deri,
ağız, mide ve bağırsaklar, akciğer ve idrar yolları enfeksiyonları gibi enfeksiyonlara normalden
daha fazla yakalanırsınız.
Bu tip bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullanan hastalarda olabildiği gibi, çok az sayıda
hastada deri ve lenf bezi kanseri oluşmuştur.
Tüm vücudunuzu etkileyecek yaygın yan etkiler yaşayabilirsiniz, bunlar genel istenmeyen yan
etkilerdir. Bu yan etkiler şunları içerir; ciddi alerjik reaksiyonlar (anafilaksi, anjiyoödem gibi), ateş,
çok yorgun hissetme, uyuma güçlüğü, ağrı (mide, göğüs, kas veya eklem ağrısı), baş ağrısı, grip
belirtileri ve şişkinlik.
Aşağıdakilerden biri olursa, CELLCEPT’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL
doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
• Ateş veya boğaz ağrısı gibi enfeksiyon belirtileri gösterirseniz,
• Vücudunuzda beklenmeyen morarma oluşursa veya kanama olursa,
• Döküntü, yüzde, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme ile birlikte nefes almada güçlük
yaşarsanız, bu ilaca karşı ciddi bir alerjik reaksiyon (anafilaksi, anjiyoödem gibi) geçiriyor
olabilirsiniz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CELLCEPT’e
karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle belirlenemiyor.
Çok yaygın:
Böbrek nakli hastalarında;
• Bakteri ve virüs kaynaklı enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni),
• Kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi)
9/15
• Baş ağrısı
• Kan basıncında artış (hipertansiyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne)
• Karın ağrısı, kabızlık, ishal, hazımsızlık (dispepsi), bulantı, kusma
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), ödem, ateş
Karaciğer nakli hastalarında;
• Bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları ve viral enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), beyaz kan hücrelerinde artış (lökositoz), beyaz
kan hücrelerinde azalma (lökopeni), trombosit (kan pulcuğu) sayısında azalma
(trombositopeni)
• Kan şeker düzeyinde artş (hiperglisemi), kan potasyum düzeyinde artış (hiperkalemi), kan
kalsiyum düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi),
kan magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi)
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, anksiyete (davranışsal ve ruhsal
heyecanlılık)
• Baş dönmesi, baş ağrısı, uyuşma (parestezi), titreme
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
• Kan basıncında artış (hipertansiyon), kan basıncında azalma (hipotansiyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne), plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), karın ağrısı, kabızlık,
iştah azalması, ishal, hazımsızlık (dispepsi), şişkinlik, bulantı, kusma
• Karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğer iltihabı (hepatit), kanda bilirubin düzeyinde
artış (hiperbilirubinemi)
• Döküntü
• Kanda kreatinin yükselmesi, kanda üre yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), titreme, ödem, fıtık, ağrı, ateş
Kalp nakli hastalarında;
• Bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları ve viral enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), ekimoz (cildin morarması), beyaz kan
hücrelerinde artış (lökositoz), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni), trombosit (kan
pulcuğu) sayısında azalma (trombositopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi), kan
şeker düzeyinde artış (hiperglisemi), kan potasyum düzeyinde artış (hiperkalemi), kandaki
yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi), kan
magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı
(hiperürisemi), gut (eklem iltihabı)
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, ajitasyon (huzursuzluk), anksiyete
(davranışsal ve ruhsal heyecanlılık)
• Baş dönmesi, baş ağrısı, kas gerginliği (hipertoni), uyuşma (parestezi), uyuklama, titreme
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
10/15
• Kan basıncında artış (hipertansiyon), kan basıncında azalma (hipotansiyon), kan
damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne), plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Karın ağrısı, kabızlık, iştah azalması, ishal, hazımsızlık (dispepsi), şişkinlik, bulantı, kusma
• Kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış, karaciğer enzimlerinde yükselme, kanda
bilirubin düzeyinde artış (hiperbilirubinemi)
• Sivilce (akne), döküntü, deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• Kanda kreatinin yükselmesi, kanda üre yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), titreme, ödem, fıtık, ağrı, ateş
Yaygın:
Böbrek nakil hastalarında;
• Mantar enfeksiyonları
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma), cilt kanseri
• Ekimoz (cildin morarması), beyaz kan hücrelerinde artış (lökositoz), kandaki tüm
hücrelerde azalma (pansitopeni), trombosit (kan pulcuğu) sayısında azalma
(trombositopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan şeker düzeyinde artış (hiperglisemi), kan potasyum
düzeyinde artış (hiperkalemi), kandaki yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kan kalsiyum
düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi), kan
magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı
(hiperürisemi), gut (eklem iltihabı), kilo kaybı
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, anksiyete (davranışsal ve ruhsal
heyecanlılık)
• Baş dönmesi, kas gerginliği (hipertoni), uyuşma (parestezi), uyuklama, titreme, geçici
nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon)
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
• Kan basıncında azalma (hipotansiyon), toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz), kan
damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), barsak iltihabı (kolit),
iştah azalması, yemek borusu iltihabı (özofajit), şişkinlik, mide iltihabı (gastrit), mide-
barsak kanaması (gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş
eti hiperplazisi), barsak tıkanıkığı (ileus), ağız ülseri, ağızda yara oluşması (stomatit)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış ,
karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğer iltihabı (hepatit), kanda bilirubin düzeyinde
artış (hiperbilirubinemi)
• Sivilce (akne), saç dökülmesi (alopesi), döküntü, deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• Kanda kreatinin yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Titreme, fıtık, rahatsızlık, ağrı
Karaciğer nakli hastalarında;
11/15
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma)
• Ekimoz (cildin morarması), kandaki tüm hücrelerde azalma (pansitopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi),
kandaki yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı (hiperürisemi),
gut (eklem iltihabı), kilo kaybı
• Ajitasyon (huzursuzluk), anormal düşünme
• Kas gerginliği (hipertoni),uyuklama, geçici nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon)
• Toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz), kan damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Barsak iltihabı (kolit), yemek borusu iltihabı (özofajit), mide iltihabı (gastrit), mide-barsak
kanaması (gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş eti
hiperplazisi), barsak tıkanıklığı (ileus), ağız ülseri, pankreas iltihabı (pankreatit), ağızda
yara oluşması (stomatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin
adlı maddenin vücutta birikmesi sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Sivilce (akne), saç dökülmesi (alopesi), deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Rahatsızlık
Kalp nakli hastalarında;
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma), cilt kanseri
• Psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen lenfoma benzeri tablo)
• Kan kalsiyum düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi), kilo kaybı
• Anormal düşünme
• Geçici nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon), ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), barsak iltihabı (kolit),
yemek borusu iltihabı (özofajit), geğirme, mide iltihabı (gastrit), mide-barsak kanaması
(gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş eti hiperplazisi),
barsak tıkanıklığı (ileus), ağız ülseri, ağızda yara oluşması (stomatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin
adlı maddenin vücutta birikmesi sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Saç dökülmesi (alopesi)
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Rahatsızlık
Yaygın olmayan:
Böbrek nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu)
12/15
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen
lenfoma benzeri tablo)
• Ajitasyon (huzursuzluk), anormal düşünme
• Ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), interstisyel
akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık grubu)
• Geğirme, pankreas iltihabı (pankreatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite), hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen
proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık sistem yetmezliği)
• Sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin adlı maddenin vücutta birikmesi
sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Kanda üre yükselmesi
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
Karaciğer nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu), cilt kanseri
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen
lenfoma benzeri tablo)
• Ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), pulmoner
fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
• Geğirme
• Kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
Kalp nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu)
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, kandaki tüm hücrelerde azalma
(pansitopeni)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), pulmoner
fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
• Pankreas iltihabı (pankreatit)
• Karaciğer iltihabı (hepatit)
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
13/15
Çok seyrek:
Böbrek nakli hastalarında;
• Pulmoner fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
Karaciğer nakli hastalarında;
• İnterstisyel akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık
grubu)
• Hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık
sistem yetmezliği)
Kalp nakli hastalarında;
• İnterstisyel akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık
grubu)
• Hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık
sistem yetmezliği)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız
doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda
hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri
www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314
00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne
bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında
daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
Çok yaygın görülen yan etkilerden bazıları ishal, kandaki kırmızı ve/veya beyaz kan hücrelerinin
azalması, enfeksiyon ve kusmadır. Doktorunuz kan hücrelerinizin sayısındaki değişimi ya da
enfeksiyon belirtileri izlemek için düzenli kan testleri yaptırmanızı isteyebilir.
8/15
Çocuklar, özellikle 6 yaşın altındakiler, yetişkinlere kıyasla bazı yan etkilere daha yatkın olabilir.
Bu yan etkiler arasında ishal, kusma, enfeksiyonlar, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde azalma ve
olası lenf veya cilt kanseri yer alabilir.
CELLCEPT, nakledilen böbreğin, kalbin, karaciğerin vücudunuz tarafından reddini önlemek için
vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Dolayısıyla, vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşma
gücü de normaldeki kadar iyi olmayacaktır. Yani eğer CELLCEPT kullanıyorsanız, beyin, deri,
ağız, mide ve bağırsaklar, akciğer ve idrar yolları enfeksiyonları gibi enfeksiyonlara normalden
daha fazla yakalanırsınız.
Bu tip bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullanan hastalarda olabildiği gibi, çok az sayıda
hastada deri ve lenf bezi kanseri oluşmuştur.
Tüm vücudunuzu etkileyecek yaygın yan etkiler yaşayabilirsiniz, bunlar genel istenmeyen yan
etkilerdir. Bu yan etkiler şunları içerir; ciddi alerjik reaksiyonlar (anafilaksi, anjiyoödem gibi), ateş,
çok yorgun hissetme, uyuma güçlüğü, ağrı (mide, göğüs, kas veya eklem ağrısı), baş ağrısı, grip
belirtileri ve şişkinlik.
Aşağıdakilerden biri olursa, CELLCEPT’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL
doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
• Ateş veya boğaz ağrısı gibi enfeksiyon belirtileri gösterirseniz,
• Vücudunuzda beklenmeyen morarma oluşursa veya kanama olursa,
• Döküntü, yüzde, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme ile birlikte nefes almada güçlük
yaşarsanız, bu ilaca karşı ciddi bir alerjik reaksiyon (anafilaksi, anjiyoödem gibi) geçiriyor
olabilirsiniz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CELLCEPT’e
karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle belirlenemiyor.
Çok yaygın:
Böbrek nakli hastalarında;
• Bakteri ve virüs kaynaklı enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni),
• Kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi)
9/15
• Baş ağrısı
• Kan basıncında artış (hipertansiyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne)
• Karın ağrısı, kabızlık, ishal, hazımsızlık (dispepsi), bulantı, kusma
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), ödem, ateş
Karaciğer nakli hastalarında;
• Bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları ve viral enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), beyaz kan hücrelerinde artış (lökositoz), beyaz
kan hücrelerinde azalma (lökopeni), trombosit (kan pulcuğu) sayısında azalma
(trombositopeni)
• Kan şeker düzeyinde artş (hiperglisemi), kan potasyum düzeyinde artış (hiperkalemi), kan
kalsiyum düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi),
kan magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi)
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, anksiyete (davranışsal ve ruhsal
heyecanlılık)
• Baş dönmesi, baş ağrısı, uyuşma (parestezi), titreme
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
• Kan basıncında artış (hipertansiyon), kan basıncında azalma (hipotansiyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne), plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), karın ağrısı, kabızlık,
iştah azalması, ishal, hazımsızlık (dispepsi), şişkinlik, bulantı, kusma
• Karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğer iltihabı (hepatit), kanda bilirubin düzeyinde
artış (hiperbilirubinemi)
• Döküntü
• Kanda kreatinin yükselmesi, kanda üre yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), titreme, ödem, fıtık, ağrı, ateş
Kalp nakli hastalarında;
• Bakteriyel enfeksiyonlar, mantar enfeksiyonları ve viral enfeksiyonlar
• Kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi), ekimoz (cildin morarması), beyaz kan
hücrelerinde artış (lökositoz), beyaz kan hücrelerinde azalma (lökopeni), trombosit (kan
pulcuğu) sayısında azalma (trombositopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi), kan
şeker düzeyinde artış (hiperglisemi), kan potasyum düzeyinde artış (hiperkalemi), kandaki
yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi), kan
magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı
(hiperürisemi), gut (eklem iltihabı)
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, ajitasyon (huzursuzluk), anksiyete
(davranışsal ve ruhsal heyecanlılık)
• Baş dönmesi, baş ağrısı, kas gerginliği (hipertoni), uyuşma (parestezi), uyuklama, titreme
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
10/15
• Kan basıncında artış (hipertansiyon), kan basıncında azalma (hipotansiyon), kan
damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Öksürük, nefes darlığı (dispne), plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Karın ağrısı, kabızlık, iştah azalması, ishal, hazımsızlık (dispepsi), şişkinlik, bulantı, kusma
• Kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış, karaciğer enzimlerinde yükselme, kanda
bilirubin düzeyinde artış (hiperbilirubinemi)
• Sivilce (akne), döküntü, deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• Kanda kreatinin yükselmesi, kanda üre yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Kaslarda güçsüzlük hissi (asteni), titreme, ödem, fıtık, ağrı, ateş
Yaygın:
Böbrek nakil hastalarında;
• Mantar enfeksiyonları
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma), cilt kanseri
• Ekimoz (cildin morarması), beyaz kan hücrelerinde artış (lökositoz), kandaki tüm
hücrelerde azalma (pansitopeni), trombosit (kan pulcuğu) sayısında azalma
(trombositopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan şeker düzeyinde artış (hiperglisemi), kan potasyum
düzeyinde artış (hiperkalemi), kandaki yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kan kalsiyum
düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan potasyum düzeyinde azalma (hipokalemi), kan
magnezyum düzeyinde azalma (hipomagnezemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı
(hiperürisemi), gut (eklem iltihabı), kilo kaybı
• Kafa karışıklığı (konfüzyon), depresyon, uykusuzluk, anksiyete (davranışsal ve ruhsal
heyecanlılık)
• Baş dönmesi, kas gerginliği (hipertoni), uyuşma (parestezi), uyuklama, titreme, geçici
nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon)
• Kalp atım hızında artış (taşikardi)
• Kan basıncında azalma (hipotansiyon), toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz), kan
damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Plevral efüzyon (kalbi çevreleyen kesede su toplanması)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), barsak iltihabı (kolit),
iştah azalması, yemek borusu iltihabı (özofajit), şişkinlik, mide iltihabı (gastrit), mide-
barsak kanaması (gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş
eti hiperplazisi), barsak tıkanıkığı (ileus), ağız ülseri, ağızda yara oluşması (stomatit)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış ,
karaciğer enzimlerinde yükselme, karaciğer iltihabı (hepatit), kanda bilirubin düzeyinde
artış (hiperbilirubinemi)
• Sivilce (akne), saç dökülmesi (alopesi), döküntü, deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• Kanda kreatinin yükselmesi, böbrek yetmezliği
• Titreme, fıtık, rahatsızlık, ağrı
Karaciğer nakli hastalarında;
11/15
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma)
• Ekimoz (cildin morarması), kandaki tüm hücrelerde azalma (pansitopeni)
• Kandaki asit oranında artış (asidoz), kan kolestrol düzeyinde artış (hiperkolestrolemi),
kandaki yağ miktarında artış (hiperlipidemi), kanda ürik asit düzeyinin artışı (hiperürisemi),
gut (eklem iltihabı), kilo kaybı
• Ajitasyon (huzursuzluk), anormal düşünme
• Kas gerginliği (hipertoni),uyuklama, geçici nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon)
• Toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz), kan damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
• Barsak iltihabı (kolit), yemek borusu iltihabı (özofajit), mide iltihabı (gastrit), mide-barsak
kanaması (gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş eti
hiperplazisi), barsak tıkanıklığı (ileus), ağız ülseri, pankreas iltihabı (pankreatit), ağızda
yara oluşması (stomatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin
adlı maddenin vücutta birikmesi sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Sivilce (akne), saç dökülmesi (alopesi), deride kalınlaşma (deri hipertrofisi)
• Eklem ağrısı, kas zayıflığı
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Rahatsızlık
Kalp nakli hastalarında;
• Deride iyi huylu tümör (benign cilt neoplazması), tümör (neoplazma), cilt kanseri
• Psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen lenfoma benzeri tablo)
• Kan kalsiyum düzeyinde azalma (hipokalsemi), kan fosfat düzeyinde azalma
(hipofosfatemi), kilo kaybı
• Anormal düşünme
• Geçici nörolojik işlev bozukluğu (konvülsiyon), ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Toplar damar tıkanıklığı (venöz tromboz)
• Abdominal distansiyon (karın bölgesinde oluşan gerginlik durumu), barsak iltihabı (kolit),
yemek borusu iltihabı (özofajit), geğirme, mide iltihabı (gastrit), mide-barsak kanaması
(gastrointestinal kanama), mide ülseri (gastrik ülser), diş eti büyümesi (diş eti hiperplazisi),
barsak tıkanıklığı (ileus), ağız ülseri, ağızda yara oluşması (stomatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite)
• Kanda alkali fosfataz yükselmesi, sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin
adlı maddenin vücutta birikmesi sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Saç dökülmesi (alopesi)
• İdrarda kan görülmesi (hematüri)
• Rahatsızlık
Yaygın olmayan:
Böbrek nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu)
12/15
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen
lenfoma benzeri tablo)
• Ajitasyon (huzursuzluk), anormal düşünme
• Ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), interstisyel
akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık grubu)
• Geğirme, pankreas iltihabı (pankreatit)
• Aşırı duyarlılık (hipersensitivite), hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen
proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık sistem yetmezliği)
• Sarılık (kan hücrelerinin yıkımı sonucu oluşan bilirubin adlı maddenin vücutta birikmesi
sonucu cildin ve göz akının sarıya dönmesi)
• Kanda üre yükselmesi
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
Karaciğer nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu), cilt kanseri
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, psödolenfoma (ilaca bağlı olarak gelişen
lenfoma benzeri tablo)
• Ağızda anormal tat hissi (disguzi)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), pulmoner
fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
• Geğirme
• Kanda laktat dehidrojenaz enzim düzeyinde artış
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
Kalp nakli hastalarında;
• Protozoalara bağlı enfeksiyonlar
• Lenf kanseri (lenfoma), lenfoproliferatif bozukluk (lenf dokularının kontrolsüz çoğalması
ile ortaya çıkan bir hastalık grubu)
• Saf kırmızı hücre aplazisi, kemik iliği yetmezliği, kandaki tüm hücrelerde azalma
(pansitopeni)
• Lenfosel (lenf sıvısının bir kesede toplanması)
• Bronşektazi (akciğer hava yollarının anormal ölçüde genişlediği bir durum), pulmoner
fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
• Pankreas iltihabı (pankreatit)
• Karaciğer iltihabı (hepatit)
• Pürin biyosentezi inhibitörleri ile ilişkili akut inflamatuar sendrom (ateş, eklem ağrıları,
artrit, kas ağrısı)
13/15
Çok seyrek:
Böbrek nakli hastalarında;
• Pulmoner fibroz (akciğerlerdeki hava keselerinin kalınlaşıp sertleşmesi)
Karaciğer nakli hastalarında;
• İnterstisyel akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık
grubu)
• Hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık
sistem yetmezliği)
Kalp nakli hastalarında;
• İnterstisyel akciğer hastalığı (akciğer dokusunda bozulmalara neden olan bir hastalık
grubu)
• Hipogamaglobülinemi (gamaglobulin adı verilen proteinlerin azlığına bağlı bağışıklık
sistem yetmezliği)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız
doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi durumunda
hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan etkileri
www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da 0 800 314
00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne
bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın güvenliliği hakkında
daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
5. CELLCEPT’in saklanması
CELLCEPT’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
• 25oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
• Nemden korumak için orijinal ambalajında saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CELLCEPT’i kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığı’nca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat Sahibi:
14/15
Roche Müstahzarları Sanayi Anonim Şirketi
Uniq İstanbul, Ayazağa Cad. No.4 D/101
Maslak 34396
Sarıyer-İstanbul
Üretim Yeri:
Delpharm Milano S.r.I.
Via Carnevale 1, 20054
Segrate (MI), İtalya
Bu kullanma talimatı ../../.... tarihinde onaylanmıştır.
15/15
• 25oC altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
• Nemden korumak için orijinal ambalajında saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız
Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra CELLCEPT’i kullanmayınız.
Son kullanma tarihi geçmiş veya kullanılmayan ilaçları çöpe atmayınız! Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığı’nca belirlenen toplama sistemine veriniz.
Ruhsat Sahibi:
14/15
Roche Müstahzarları Sanayi Anonim Şirketi
Uniq İstanbul, Ayazağa Cad. No.4 D/101
Maslak 34396
Sarıyer-İstanbul
Üretim Yeri:
Delpharm Milano S.r.I.
Via Carnevale 1, 20054
Segrate (MI), İtalya
Bu kullanma talimatı ../../.... tarihinde onaylanmıştır.
15/15
Yukarıdaki metin, aşağıdaki resmî PDF belgesinden değiştirilmeden alınmıştır; okumayı kolaylaştırmak için bölümlere ayrılmıştır. Tereddüt hâlinde resmî PDF esastır.
Belgenin PDF hâlini göster
Bu belge T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından kamuya açık olarak yayımlanmıştır (onay tarihi: 06.06.2025). Özgün kaynak: titck.gov.tr. Belge içeriği güncellenmiş olabilir; en güncel sürüm için resmî kaynağı kontrol ediniz.